Onkolojide Semptom Yönetiminde Reiki Etkisi

Screen Shot 2014-01-16 at 18.58.32Onkolojide Semptom Yönetiminde Reiki Etkisi

ÖZET Reiki, terapistin yumuşak dokunuşlar ile veya olmaksızın, vücudun kendini iyileştirme yeteneğini güçlendiren, iltihabı azaltan ve ağrı ile stresi alan evrensel enerji kaynaklarına girdiğine inanılan bir enerji terapisi şeklidir. Reiki için mevcut bir lisans bulunmamaktadır ve görünen düşük riskine bakılacak olursa da olması da pek muhtemel değil. Reiki genel olarak güvenli görünmektedir ve şu ana kadar herhangi bir ciddi yan etkisi bildirilmemiştir. Bu makalede reiki’nin onkolojide nasıl kullanıldığı sorusu cevaplanacaktır.

Anahtar Kelimeler: Reiki, Onkoloji, Semptom Yönetimi

GİRİŞ

Reiki, 19. yüzyılın sonlarında Usui adında Budist bir keşiş tarafından Japonya’da keşfedilmiştir. Reiki uygulaması Japonya’da gelişmiş ve Japon-Hawaili bir kadın olan Hawayo Takata tarafından 1930’lu yıllarda Hawai’ye getirilmiştir. Bayan Takata, 1970’lerin başında Reiki uygulamasını Birleşik Devler’deki California’ya getirmişti.1-3  Tedavisel bir dokunuş olan Qigong’da benzeyen bir biyo-alan terapisidir; Reiki, fiziksel vücudu ve zihni iyileştirdiğine ve de duygusal ve ruhsal dengenin getirdiğine inanılan. eller ile yaşam enerjisi aktarma tekniğidir.

Reiki, Japonca iki kelimeden oluşmaktadır:  Rei veya evrensel ruh (bazen üstün bir varlık olarak düşünülmektedir) ve ki (evrensel yaşam enerjisi anlamına gelmektedir).Evrendeki her şey enerjiden oluşmuştur, buna insan vücudu da dahildir; herhangi bir aksaklık durumunda enerji hastalığa veya rahatsızlığa neden olabilmektedir. Reiki, bireyin enerjisinin yeniler, özgür ve dengeli olmasını destekler. Kişinin kendini rahatlamış hissetmesini sağlar. Vücudun kendi doğuştan iyileştirme yeteneklerini ortaya çıkartır, verimini arttırır. Yani, reiki, terapistin yumuşak dokunuşlar ile yada dokunmadan, vücudun kendini iyileştirme yeteneğini güçlendiren, iltihabı azaltan ve ağrı ile stresi alan, evrensel enerji kaynaklarına girdiğine inanılan bir enerji terapisi şeklidir.

Reiki için mevcut bir lisans bulunmamaktadır ve görünen düşük riskine bakılacak olursa da olması da pek muhtemel değil. Reiki genel olarak güvenli görünmektedir ve şu ana kadar herhangi bir ciddi yan etkisi bildirilmemiştir. Reiki kullanımı ve hasta merkezli sonuçlar üzerinde yayınlanmış sadece birkaç araştırma vardır ve Reiki’nin uygulayan kişiye potansiyel yararlarını inceleyen sadece bir tamamlanmış araştırma vardır. Reiki herhangi bir zamanda kullanılabilir. Reiki, stresli, gergin, yorgun, yatışmış veya bilinci açık olmayan insanlara uygulanabilmektedir. Ayrıca acılı tıbbi prosedürler sırasında ve sonrasında da kullanılmıştır.

Bu değerler, insan vücudunun sağlam bir sağlık ve iyilik için devamlı bir yaşam gücü enerjisi akışına ihtiyacı olduğu inancıyla tutarlılık göstermektedir. Ayrıca başka bir inanışa göre de sağlık ve iyileştirme, insan ve çevresel enerji alanlarının birleşimini ve de zihin-vücut-ruh bağlantısını içermektedir. Enerji dengesi ve ahengi, biyopsikososyal ve ruhsal bütünlüğü kapsamaktadır, bu da genelde fiziksel ve ruhsal iyileştirme olarak ifade edilmektedir.

Son 10 yıl içinde, Reiki kullanımı hemşireler arasında ve bu yöntemi hasta bakımı için hastanelerde, bakımevlerinde, acil bölümlerde, psikiyatrik alanlarda, huzur evlerinde,ameliyathanelerde, aile hekimliğinde ve diğer birçok alanlarda kullanan hekimler ile rehabilitasyon terapistleri gibi kişiler arasında artış göstermiştir.

Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Ulusal Merkezi, tüketiciler ve sağlık mesleği mensupları, özellikle de hemşireler arasında tamamlayıcı ve alternatif terapiler ve enerji-bazlı dokunuş terapilerinin artışına dikkat çekmektedir. Ünü gittikçe artan dokunuş terapileri arasında tedavisel dokunuş, iyileştirici dokunuş ve son zamanlarda da Reiki dokunuş terapisi vardır, çünkü bunlar müdahalesiz, yüksek teknolojiye bağlı olmayan ve ucuz olup hem hasta bakımında hem de kişisel bakımda bakım-iyileştirici yaklaşımda bir bütünlük sağlamaktadır.

Reiki Araştırma Merkezi’ne göre, son zamanlarda yapılan Reiki araştırma bulguları, hastada acı ile depresyon hafiflemesi ve de gerginlik yönetimi belirtilerini göstermektedir. Müdahalesiz ve farmolojik olmayan bir terapi olan Reiki, tüm ülkede bulunan hastanelerdeki ve bakımevlerindeki kanserli hastalara önerilmektedir.

Profesyonel hemşireler, Reiki’nin hem geleneksel sağlık bakımı uygulaması ile hem de araştırması ile bütünleşmesine ön ayak olmaktadırlar.14,17 Profesyonel literatürde yansıtılan tamamlayıcı ve alternatif iyileştirici yöntemlerde artan bir ilgi varken, hemşirelik bilimine dayanan Reiki de dâhil hemşirelik çalışmaları ile ilgili olarak literatürde ciddi bir boşluk vardır.

Whelan ve Wishnia (2003) tarafından yürütülen olgusal ve niteliksel bir çalışmada, Reiki uygulayan sekiz hemşirenin %75’i, Reiki seansı sırasında kendilerini daha huzurlu, sakin ve rahatlamış hissettiklerini bildirmiş; ayrıca %75’i önceki ve mevcut hemşirelik işlerine göre kendilerini daha fazla tatminkar hissetmişlerdir. Yani reiki, hastalar, hemşireler veya diğer sağlık uzmanlarınca kullanışlı şekilde uygulanabilmektedir. Son zamanlarda reiki, dünya ülkelerinin çoğunda popülerdir. Türkiye’de reiki’yi uygulayan çok az sağlık uzmanı vardır.

Reiki ve Semptom Yönetimi

Kansere ve tedavisine ilişkin semptomlar, teşhisten ve tedaviden sonra uzun dönemler boyunca devam etmektedir ve hastalık ilerlerse daha da kötüleşebilir.Tamamlayıcı ve alternatif tıp sistemleri, biyomedikal sağlık bakımının çoktan beri mevcut olduğu bölgeler de dahil birçok ülkede yüzyıllardır kullanılmaktadır. Bir tahmine göre, gelişmekte olan dünya nüfusunun %80’i ve sanayileşmiş dünya nüfusunun neredeyse yarısı, tamamlayıcı ve alternatif tıp sistemlerine bel bağlamaktadır.

TAT(Tamamlayıcı ve alternative tıp) kullanan kanser hastaları, onkoloji uzmanları için büyük bir zorluk temsil etmektedirler, hem hastanın TAT’a ilişkin bilgilendirici bir konuşma ihtiyacı açısından hem de bazı TAT türleri, yan etkilere sebep olan standart tedavilerle etkileşime geçebilme ihtimali açısından.

Avrupa ülkelerini de içeren bir çalışma, TAT kullanımının %15-73 oranları arasında olduğunu göstermiştir. Birleşik Devletlerde yetişkinlerin yaklaşık %38’i (yaklaşık her 10 kişiden dördü) TAT’ın bir çeşidini kullanmaktadır.TAT’ın kanserli Türk hastalarındaki yaygınlığı iste %36 ile %81 arasında değişmektedir.

Profesyonel literatürde ve onkolojide semptom yönetimindeki reiki’ni etkilerini gösteren küçük literatürde yansıtılan tamamlayıcı ve alternatif iyileştirici yöntemlerde artan bir ilgi vardır. Reiki Araştırma Merkezi’ne göre, son zamanlarda yapılan Reiki araştırma bulguları, hastada acı ile depresyon hafiflemesi ve de gerginlik yönetimi belirtilerini göstermektedir. Bu makale, kanser hastalarının muzdarip olduğu semptomlarla reiki’nin etkilerini gösterecektir.

Reiki’nin Ağrı Üstündeki Etkisi

Olson et al. (2003), Reiki artı standart opioid acı meditasyonlarının ilerlemiş kanser hastaları için daha iyi acı yönetimi ile sonuçlanıp sonuçlanmadığını belirlemeyi amaçlamıştır. 10-puanlık VAS (Vizüel Analog Skala) ölçeği üzerinden 3 ya da daha fazla oranda acı için hafifletici bakım alan ve gün içinde iki ile beş doz arasında analjezi gereken yirmi beş yetişkin birey çalışmaya dahil edilmiştir. Öğleden sonra verilen ilk analjezi dozundan bir saat sonra katılımcılar ya dinlenmiştir ya da çalışmanın 1. ve 4.günlerinde bir buçuk saatlik Reiki seansı almışlardır. 10-puanlık VAS acı ölçeği her bir Reiki seansından önce ve sonra uygulanmıştır; katılımcılar bir günlüğe her günlük analjezi meditasyon kullanımını kayıt etmişlerdir. Opioid artı dinlenme grubu ile karşılaştırıldığında, opioid artı Reiki grubunda 1. ve 4. günlerde ciddi derecede ağrıda bir azalma rapor edilmiştir; Reiki artı opioid alan katılımcılar VAS ölçeğine göre ortalama 1.2 puanlık bir düşüş yaşarken, opioid artı dinlenme grubu ortalama 0.3’lük bir düşüş yaşamıştır (p = 0.035). Gruplar arasında ağrı meditasyonu kullanımında herhangi önemli bir farklılık bulunmamıştır. Reiki grubu ayrıca ciddi ölçüde bir psikolojik gelişme olduğunu bildirmişlerdir. Ağrı meditasyonunda herhangi bir değişiklik rapor edilmemiştir. Ancak, hastaları ağrı meditasyonlara daha iyi hissetseler bile devam etmeleri önerilmiştir.27

Birocco, günlük onkolojiye ve enfüzyon hizmetleri birimine katılan hastalarda, reiki terapisinin ağrı ve gerginlik üzerindeki etkilerini araştırmış ve seansların sağlığı (%70),rahatlamayı (%88), acı giderimini (%45), uyku kalitesini (%34) geliştirdiği ve gerginliği azalttığını bulmuştur. Birinci ve dördüncü tedavi arasındaki istatistiksel önemi az bir miktar olsa da her bir tedaviden sonra ortalama %50 oranında bir düşüş de acı kontrolüne kanıttır. Birinci ve dördüncü tedavi arasındaki istatistiksel önemi az bir miktar olsa da her bir tedaviden sonra ortalama %50 oranında bir düşüş de ağrı kontrolüne kanıttır.

Lee (2008), Reiki’nin ağrı yönetiminde yararlı olup olmadığını araştırmak adına RCT’nin (Randomize Klinik Çalışmalar) sistematik bir incelemesini yapmıştır. Beş RCT dahil edilme kriterlerini karşılamış ve incelenmiştir. Bu çalışmalardan ikisi, opioid araçlarına, dinlenmeye veya geleneksel hemşire bakımına ek olarak Reiki’nin uygulandığı zamanlarda istatistiksel olarak acıdan önemli ölçüde azalmalar olduğunu bildirmiştir.

 Reiki’nin Gerginlik, Depresyon Üstündeki Etkisi

Potter, göğüs biyopsisi ile ilgili gerginlik ve depresyonun azaltılması için Reiki’yi test etme fizibilitesini belirlemek amacıyla randomize bir pilot çalışma gerçekleştirmiştir. Fizibilite pilot içinde gösterilmemiştir.

Birocco, günlük onkolojiye ve enfüzyon hizmetleri birimine katılan hastalarda, reiki terapisinin ağrı ve gerginlik üzerindeki etkilerini araştırmış ve seansların sağlığı (%70), rahatlamayı (%88), acı giderimini (%45), uyku kalitesini (%34) geliştirdiği ve gerginliği azalttığını bulmuştur. Reiki, her bir tedaviden sonra belirlenen ortalama bir azalma ve 4 tedaviden sonra üçte birlik bir azalma değerleriyle gerginlik kontrolünde gelecek vaat eden bir çare gibi görünüyor.

 

 

Reiki’nin Yorgunluk ve Hayat Kalitesi Üstündeki Etkisi

Tsang et al. reiki’nin yorgunluk ve hayat kalitesi üzerindeki tedavisel etkilerini çapraz çalışmalarla kanserli hastalarda incelemiştir. On altı hasta her bir müdahale sırasına rastgeleleştirilmiştir, ya önce reiki sonra dinlenme ya da önce dinlenme sonra reiki. Yedi tedavinin tamamı bittikten sonra, dinlenme seansı ile karşılaştırıldığında reiki seansında yorgunluk azalmıştır [Functional Assessment of Cancer Therapy (FACT), p = 0.05], aynı zamanda kontrol grubu ile karşılaştırıldığında herhangi bir grup içi farklılık bulunmamaktadır. Hayat kalitesi, dinlenme seansı ile karşılaştırıldığında reiki seanslarında önemli ölçüde gelişmiştir

Reiki’nin Bulantı Üstündeki Etkisi

Raporlar aynı zamanda daha kısa hastanede kalış süreleri ve artmış hasta tatminini de belirtmektedir. Bunun yanında bulantı ve duygusal streste azalma, iletişimde gelişme, daha az gerginlik ve daha düşük sistolik kan basıncı da rapor edilenler arasındadır.

SONUÇ

Dokunuş terapilerinin hem uygulanan hem de uygulayan kişileri benzer şekilde etkilediğinin artan bilinci ile birlikte, Reiki enerji çalışması artık hemşirelik uygulamalarında sağlığı güçlendirmek, stresi azaltmak ve rahatlamayı arttırmak için kullanılmaktadır.

Hemşirelikte enerji çalışmalarında devam eden ve sürdürülen ilgi, 21.yüzyıl uygulaması için hazır olan bir disiplin için proaktif bir vizyonun parçasıdır. Dokunuş terapilerinin hem uygulanan hem de uygulayan kişileri benzer şekilde etkilediğinin artan bilinci ile birlikte, Reiki enerji çalışması artık hemşirelik uygulamalarında sağlığı güçlendirmek, stresi azaltmak ve rahatlamayı arttırmak için kullanılmaktadır. Hemşirelikte enerji çalışmalarında devam eden ve sürdürülen ilgi, 21.yüzyıl uygulaması için hazır olan bir disiplin için proaktif bir vizyonun parçasıdır.

Yazarlar

Melike Demir, BSc., MSc

Gülbeyaz Can, BSc., MSc, PhD., Assoc. Prof.

Enis Çelenk, Reiki Master/Teacher

 

Asian Pacific Journal of Cancer Prevention, (Vol 14, 2013) yayınlanmıştır.

Kaynak Belirterek Paylaşabilirsiniz.

Makelenin ingilizcesini bu linkten indirebilirsiniz.

 

Share

Bir Cevap Yazın